Bir doyumsuzluk hakim haepimizde.. Tatminsizlik ya da hiç bir şeyden memnun olmuyoruz.. Elimize geçen ilk güzel fırsatta çılgınlar gibi seviniyor ama iki gün sonra ondan da vazgeçiyoruz.
Ya bunlara hiç sahip olmasaydık paraya, mala mülke, kariyere hatta sevgiye o zaman ne yapacaktık?
Daha kötüsü de var ya nefese, güneşe, yemeğe sahip olmasydık?
Daha kötüsü mü ? var tabii.. Ya elimize, kolumuza, ağzımıza, gözümüze sahip olmasydık. Hep başkalarına muhtaç yaşasaydık..
...
Boşluk değil mi? düşününce akla, duyunca kulağa dalice gelen sözler fakat acı gerçekler..
O zaman neyi bekliyoruz.
Neden her şeyi boş yaşıyoruz zamanı boşa geçiriyoruz. Neden sahip olduklarımızla mutlu olamıyor asla sahip olamayacaklarımızı düşünüp hayal kırıklığına uğrayınca kendimiz parçalıyoruz.
Neden bir türlü doymak bilmeyen nefsimize söz geçiremiyoruz..
Galiba yine iş bizde bitiyor.
Aslında her şeyin bittiği yerde yine yalnız kalacak bizde..